Bu Kaçıncı Gidişim?
- Gül Çevik

- 5 Mar
- 1 dakikada okunur
Sen gideli kaç ay, kaç gün, kaç gece, kaç mevsim geçti bilmiyorum. Yokluğunu özlüyorum, sesini özlüyorum, yanımda olmanı özlüyorum; varlığını seviyorum.
Bir insan nasıl bu kadar sevilir aklım almıyor. Sevmek ne büyük nimet ve sen ne büyük sevgisin yüreğimde.. sanki her şey, herkes siyah, kirli; sen ve senin olduğun yer tertemiz, bembeyaz.
Kirli sakalların tenine ne de çok yakışır. Ciddi duruşunun altında gizlenen, masum bir çocuk var. Seninle çocukken tanışsaydık seninle pamuk şekerimi paylaşırdım. Çimenlere uzanır, gökyüzüne bakarak hayaller kurardık, evcilik oynardık sen baba olurdun ben anne..
Ne demiş üstad Nazım Hikmet: Tahir olmak da ayıp değil, Zühre olmak da; bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte. yani yürekte.
Sana seni seviyorum diyemem fakat bıkmadan, usanmadan saatlerce yüzünü izleyebilirim. Her mimiğini, kaşını, dudaklarını, yüzünün çizgilerini ezberlerdim.
Sana seni seviyorum diyemem ama ayağın taşa değmesin diye her dakika dua ederim.
Bu kaçıncı gidişim bilmiyorum, hani demişler ya gelememeyi sen anlat, gidememeyi ben anlatırım.
Yorumlar